17 Şubat 2008 Pazar

ilkokulun ilk günü

Hayatın ne kadar zalim ve karmaşık olduğunu anladığım ilk gün ilkokulun ilk günüydü. Sabah şu günlerde olsa asla kalkamayacağım, kargaların bile uyanmadığı bir saatte kalkmıştım. Evde annem tarafından yaratılan bir panik havası vardı. Kendimi uyandıktan hemen sonra kahvaltı masasında buldum. Annem yine bütün mükemmeliyetçiliğiyle sofrayı nefret ettiğim faydalı besinlerle donatmıştı ve itinayla tıkınmamı sağlıyordu. Kahvaltı yapmamı sağlıyordu diyemem, daha ben kendi aldığım lokmayı bitirmemişken, o yeni bir lokmayı ağzıma tıkıyordu. Sindirim sistemim zarar görmeden bu kahvaltıyı da atlattım. Sonra giyinmeye koyuldum. Buram buram ütü kokan mavi gömleği, dantelli kısa beyaz çorapları giydim, beyaz yakayı taktım.Önlük seçmeye gittiğimzde anladım ki olabilecek en süslü önlüklerden biri benimkisiydi. O korkunç mavi rengi olmasa okul dışında bile giyerdim. Ama o beyaz yaka..Onunla ilk tanıştığımız andan beri aramız hiç iyi olmamıştı.
Hazırlıklar bitince babamla yola koyulduk.Elimde beslenme çantam, sırtımda çantam, boynumda beyaz yakam. Kendimi hazır hissediyormuş gibi yapıyordum. Gerçi okulla evin arası taş çatlasa 5 dklık bir mesafeydi. Ama o gün o 5 dk bana 5 yıl gibi gelmişti. Okulun kapısına vardık ve durduk. Etrafta ağlayan, bağıran, kontrolsüzce ordan oraya koşturan, sümüklü çocuklar vardı. Gerçi sümüklü olmak pek çoğunun ortak özelliğiydi. Neyse ki ben mendillerimi ve mendillerimi özenle sakladığım naylon kabımı yanıma almıştım.Onlardan biri olmayacaktım. Sonra babam bana ilk harçlığımı verdi ve gitti. Herkesin annesi babası yanındaydı. Ama babam daha ben ona ağlamaklı gözlerle bakma numarasını yapmadan gitmişti. Neyse ki ben aldığım paraya odaklanmıştım. Artık aynanın önündeki bozuklukları aşırmama gerek yoktu. O sırada kapıdan okulun bahçesine girdim. Hala elimdeki paraya bakıyordum. Onu nereye koyabileceğimi düşünürken aklıma mendillerimi koyduğum naylon kılıf geldi. Mendilleri çıkardım parayı kılıfa koydum. Sonra birden kafamda şimşekler çaktı. Bu para beni gazete almaya yolladıkları paradan birazcık daha fazlaydı sadece. Bu parayla kantinden bir şey alınmazdı. Beslenme çantamki korkunç kokulu yumurtaya kalmıştım. Halbuki planım hiç böyle değildi. İşte o an hayatın ne kadar zalim olduğunu anladım. Birden mendillerimi de düşürdüğümü farkettim. Şanssızlığın böylesi burnum da akıyordu..Etraftaki sümüklülere baktım ve dedim ki "ulan baba,ulan.."

3 yorum:

es dedi ki...

haha içim acıdı okurken,aah ah..

bende anaokulundan sonra ilkokula gidip de o kara kuru sıralara oturunca ve de etrafa bakıp oyuncak neyin göremeyince o salya sümüklülerden olmuştum,diyemicem çünkü benim de hep mendilim vardı:). ama işin kötü yanı,tek annesinin arkasından ağlayan bendim.gözlerimde kocaman,tutmak istesem tutamıorum zaten.utanıorum kendimden şuan.ama getirisi ilkokul öğretmenim oldu bana.kendisi ben ağlamayım,ona alışıyım die iki ay boyunca okul çıkışları benimle eve gelmiş,annemle çay içmişti karşılıklı.bense ona alışmıştım,evet.çok sevdim.hala da seviorum.ama ben yine de çok ağladım..

jrita

crn dedi ki...

okulun ilk günü...
artık o özel ve güzel insan olmadığınızı, yüzlerceden biri olduğunumuzu anladığımız ilk gün...
her hangi biri olmaya ve koyunlaşmaya başladığımız ilk gün...

Çağlar dedi ki...

Dostoyevski nin bir eseri sandım okurken onun üslübunda nefretinde bir yazı.Diyecek başka bir şey bulamıyorum hem insan ne diye bu durumu yazar ki bende yazsam çat pat aynı olurdu yaşadığımız ilk gün sendromunun özgün bir yanı yok. ben bu durumu 5. sınıftan anadolu lisesine geçerken de üstelik servisin okul yokuşunu çıkarken ki zaman diliminde bile yaşıyordum,söylemeye utanıyorum ya da inanmamak istiyorum ama belki her an her vakit korkuyla geçiyordu. düşünsenize o zamanlar bile altıma işiyor gibi,tabi bu korkunun temelinde ve bu korku eşliğinde azan psikolojik rahatsızlıklarım gerginliklerim ve mutsuzluzlarım olmuştur,şimdiye ne kaldı derseniz karın grultularımdır .Sistematikleşen bir karın ağrısı,sigara içmeyeceğim artık alkol ise hprlamanın sebebi imiş sarımsağa ise iyi gelir vücuda derlerdi yalanmış,ne saçmalıyorum ben hem yarına 4 ün çarpım tablosunu ezberlemem gerek ha ha ha ben onu okulda yaptım bile...