2 Mayıs 2008 Cuma

Ederi Kadar bedel mi? Yoksa bedeli kadar eder mi?



Işığı gördüm. Ona doğru gittim. O da beni bekliyordu.
"Nerelerdeydin, gel..." dedi.

Bazen bazı insanlar hayatımıza öyle evrelerde girerler ki, olan biten hiç bir şeyin sebepsiz olamayacağını düşünen benim gibi insanlar bile tesadüflerin ve şansın dayanılmaz cazibesine kapılabilir ve ne oldu da böyle oldu demeyi bırakıp arkalarına yaslanabilirler. Bana ilham veren insanlardan biri de Barbaros Şansaldır. Sonunda kendisiyle tanışma fırsatı yakaladım bir 1 mayıs gününde. Kendisiyle tanışmamın işçilere ya da Afrika'da kanat çırpan bir kelebeleğe faydası oldu mu bilemiyorum, tek bildiğim çok doğru bir zamanda karşıma çıktığı.
Tam da beklediğim gibi karizmatik, çekici, korkusuz, zehir gibi akıllı, yaratıcı, snob ,anarşist ve meraklı. Tam da tahmin etmediğim gibi insanlara çok değer veriyor,ve birey olduğunuzu size hatırlatıp her ne kadar bireyliğimize değer vermeyen bir toplumda yaşasak da hala bir şeyler yapmamız gerektiğini ve yapabileceğimizi size anlatıyor. Sayın Şansal'a en çok katıldığım nokta şu: ufak da olsa eylemler yapmalıyız. Asla durmamalıyız ve yaratmalıyız. Neden dışardan bize sunulan her şeyi olduğu gibi kabul edelim.Neden daha fazlasını talep etmeyelim? Neden sınırları zorlamayalım.
Warhol; herkes plastik ben de plastik olmak istiyorum demişti. Daha sonra burnu havada ve içi boş sanat çevrelerine bir ders vermek için yapabileceği en yalın ve minimal müdahelelerle yeni bir akım yarattı ve intikamını böyle aldı. Şansal da belki zaman zaman bunu dedi. Ama neticede yola devam etti. Herkesin plastik olduğu bir mekan,zaman,toplum ve siyasi platform ona ilham verdİ, onu daha çok itekledi. Bizdeki ilerleyiş de böyle olmalı.Etrafımıza bakıp da "lanet olsun ,çabaladığımda neye değecek?" dememeliyiz.
Sevgili Barbaros, etkileyebileceğin ve hizaya sokabileceğin daha pek çok insan var. Lütfen durma, toplu iğnelerini batırmaya devam et. Hep böyle radikal,marjinal ve doğal kalacağım. Tıpkı dediğin gibi.Tıpkı senin gibi...

"Durma duymaktan da yorulma.
Duymadıkların anlamadıkların değil ve öyle de kalmamalı.
Zaten duydukların değil mi gerçek olan
Senin bilgi dağarcığına yüklenenler artık en devrimsel biçimde sunuluyor."

1 yorum:

ceren dedi ki...

plastik bir dünyada plastik olmamak ne kdr mümkünse ben de o kadar olmamaya çalışıyorum.

ama çok zor andy emin ol...
yanlış anlaşılırsın, etiketlenirsin...
bir şekilde plastikler plastik yaparlar seni, kendileri gibi...

charlie'nin çikolata fabrikasındaki o küçük işçi bebekler gibi... hep aynı, hep robotik...