işte işte işte! keşfedilmemiş hazinelerden bir demet. kimse bilmesin bunu.aramızda..
20 Haziran 2010 Pazar
16 Haziran 2010 Çarşamba
True Blood Pam'den inciler..
21 Mayıs 2010 Cuma
Bon Iver And St. Vincent - Roslyn
dünyanın en aptal filmleri serisi olan twilight serisinden birinin soundtrackini dinlemiş bulundum.bu nadide parça o filmin fonunda ne geziyor bilmiyorum ama çok acıtıyor dinlemesi..
29 Nisan 2010 Perşembe
I'M AS MAD AS HELL, AND I'M NOT GOING TO TAKE THIS ANYMORE!!!
1976 yılında Sidney Lumet tarafından çekilmiş The Network adlı filmden bir alıntıyı paylaşıyorum.Filmi henüz izlememiş olmama rağmen okuduğum yorumlardan tokat gibi film olduğunu tahmin ediyorum.Maybeshewill'in "Not for Want of Trying" şarkısında duyduğumuz sözler de bu benim paylaştığım kısım. Zira ben de filmi böyle keşfettim.Aslında şarkıyı ilk dinleyişlerimde sadece müziğe odaklandım ama aslında ben eminim ki bu serzenişti beni şarkıya odaklayan.Sonraki dinleyişlerimde bu adamın cehennem kadar kızgın olduğunu belirtmesiyle sonlanan bu konuşmanın beni yerimden kaldırıp "ben cehennemlerden de kızgınım!" dedirtebildiğini farkettim..İşte burda;
"I don't have to tell you things are bad. Everybody knows things are bad. It's a depression. Everybody's out of work or scared of losing their job. The dollar buys a nickel's worth, banks are going bust, shopkeepers keep a gun under the counter. Punks are running wild in the street and there's nobody anywhere who seems to know what to do, and there's no end to it. We know the air is unfit to breathe and our food is unfit to eat, and we sit watching our TV's while some local newscaster tells us that today we had fifteen homicides and sixty-three violent crimes, as if that's the way it's supposed to be. We know things are bad - worse than bad. They're crazy. It's like everything everywhere is going crazy, so we don't go out anymore. We sit in the house, and slowly the world we are living in is getting smaller, and all we say is, "Please, at least leave us alone in our living rooms. Let me have my toaster and my TV and my steel-belted radials and I won't say anything. Just leave us alone." Well, I'm not gonna leave you alone. I want you to get mad! I don't want you to protest. I don't want you to riot - I don't want you to write to your congressman because I wouldn't know what to tell you to write. I don't know what to do about the depression and the inflation and the "terrorists" and the crime in the street. All I know is that first you've got to get mad. You've got to say, "I'm a HUMAN BEING, goddamnit! My life has VALUE!" You've got to say, "I'm as mad as hell, and I'm not going to take this anymore!" Then we'll figure out what to do about the depression and the inflation and the oil crisis. But first get up out of your chairs, open the window, stick your head out, and yell, "I'M AS MAD AS HELL, AND I'M NOT GOING TO TAKE THIS ANYMORE!!!"
28 Mart 2010 Pazar
6 Şubat 2010 Cumartesi
Çok doğru söyledin Can Baba

O olmazsa yaşayamam
O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle O daha az sever seni,
Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...
Can YÜCEL
25 Ocak 2010 Pazartesi
what you resist, persists
Göründüğün gibi ol, olduğun gibi görün. Göründüğün gibi olduğunu san, olduğun gibi göründüğüne herkesi inandır. Ama gördükleri sen olmasın. Senin gördüğün bile sen olmasın. Sen soluk bir iz ol yollarda. Varlığın hep buğulu camlar ardında kalsın. Sesin kulaklarda,kokun hatıralarda, yerin kalplerde olsun. Sevenlerin gibi sevmeyenlerin de olsun. Ama sen hep soluk bir iz ol yollarda. Ne sevenin ne de sevmeyenin bu soluk izlerden sana çıkabilsin. Yollarındaki ayrımlar seni hep şaşırtsın.Sen hep kapalı kutular içinde bekle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

